Iki Sevgili (Siz bu durumda ne yapardınız?)

Iki Sevgili (Siz bu durumda ne yapardınız?) , Aşk Hikayeleri forumunda, Aşk ve Sevgi Kategorisinde Bulunmaktadır; Genç kızın bütün parası bir avuç bozukluktan ibaretti. Bu kadarını da bakkaldan, kasaptan, manavdan yaptığı alışverişler esnasında zor bela bir kenara atabilmişti. Parasını bir kere daha saydı, bir kere daha, ...Yazının Devamı Aşağıda






Yeni Konu açCevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 10-14-08, 21:06
barbie_girl - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Çok Aktif Üye
 
Mesajlar: 158
Konular: 48


Genç kızın bütün parası bir avuç bozukluktan ibaretti. Bu kadarını da bakkaldan, kasaptan, manavdan yaptığı alışverişler esnasında zor bela bir kenara atabilmişti. Parasını bir kere daha saydı, bir kere daha, bir kere daha… Ertesi gün yılbaşı idi. Bu yüzden, genç kız için yatağına atılıp ağlamaktan başka yapılacak iş yoktu.

Ağlamasını keserek elindeki mendil ile gözlerini sildi. Pencereye yaklaşarak, parmaklık üzerinde dolaşan gri kediye mahzun mahzun baktı. Zihni hep meşguldü. Elindeki bu azıcık parayla yılbaşı için nişanlısına ne gibi bir hediye alabilirdi ki? Halbuki ona kıymetli bir hediye almak hayaliyle ne mutlu saatler geçirmişti.

Sonra, birdenbire pencerenin önünden ayrılarak aynanın karşısında durdu. Gözleri parlıyordu, fakat birden yüzündeki renk uçtu. Uzun saçlarını hızla çözerek, beline kadar salıverdi. Saçları gerçekten çok güzeldi. Zaten hayatta imrenebilecek başka da birşeyi olmadığını düşünüyordu.

Bir süre aynanın karşısında saçlarını seyreden genç kız, gözleri pırıl pırıl yanarak kapıyı açtı ve koşa koşa merdivenlerden inerek sokağa fırladı.

Takma saç yapan bayan kuaförünün önünde durdu. Birdenbire kendini içerde buldu. Kadına:

“Saçlarımı satın almak ister misiniz?” diye sordu.

“Şapkanızı çıkarın da bir bakayım.”

Kuaför saçları elleriyle yokladıktan sonra:

“Yirmi dolar eder” dedi.

“Çabuk parayı verin, kabul ediyorum.”

Genç kız, nişanlısına uygun, aynı zamanda hesaplı bir hediye buluncaya kadar birçok mağaza dolaştı. Sonunda dükkanın birinde ona lâyık hediyeyi bulabildi. Bu, gayet zarif şekilde işlenmiş gümüş bir saat zinciri idi.

Genç kızın nişanlısı da fakir biriydi. Fakir gencin hayatta sahip olduğu tek kıymetli şey, dedesinden kalma eski bir saatti. Ama onun da zinciri uzun zaman önce koptuğu için, saat her zaman cebinde dururdu.

Genç kız eve döndüğünde bir an için aptallık yaptığını düşündü. Ya nişanlısı yaptığını beğenmez, onu bu haliyle çirkin bulursa?

Saat yedide herşey hazırdı. Yemek de ocağın üstünde ısınmaktaydı. Nişanlısı hiç geç kalmazdı. Nitekim uzaktan ayak sesleri duyuldu. Zavallı kızın rengi bembeyaz olmuştu.

“Allahım! Jim beni bu halimle de güzel bulsun” diye dua etmekteydi.

Kapı açıldı. Nişanlısı içeri girdi. Zayıf fakat gösterişli bir erkekti Jim. Zavallı çocuk henüz yirmiiki yaşında olmasına rağmen geçinme derdi bütün ağırlığıyla omuzlarına çökmüştü. Yeni bir paltoya ihtiyacı vardı. Eldivenleri de yoktu… Eşikte durmuş, hayretten faltaşı gibi açılmış gözlerle nişanlısına bakıyordu.

Genç kız endişe ile:

“Bana öyle kötü bakma” diye bağırdı. “Saçlarımı kestirtim, onları sattım, çünkü yılbaşı için sana bir hediye almak istiyordum. Fakat üzülme, saçlarım o kadar çabuk uzuyor ki. Hem bir görsen, sana ne güzel bir hediye aldım.

Delikanlı yutkunarak:

“Saçlarını mı kestirttin?” diye tekrarladı.

“Evet, kestirttim ve sattım. Sana hediye almak için.”

Gözleri buğulanan delikanlı, cebinden bir paket çıkardı.

“Saçını kestirmenin veya başka birşeyin sana olan sevgimi azaltacağını düşünme” dedi. “Ama şu paketi açınca niye bu kadar şaşkına döndüğümü anlayacaksın.”

Beyaz parmaklar heyecanla paketin ipini çözdü. Paket açıldığı zaman ilk sevinç feryadı az sonra ümitsiz gözyaşlarına döndü. Çünkü pakette, harikulâde bir fildişi saç tarağı vardı. Genç kız, bunu bir mağazanın vitrininde uzun zamandan beri seyretmiş ve hep böyle bir tarağı olsun istemişti. Şimdi, tarağı göğsünün üzerinde sıkarak şaşkın ve zavallı bir halde şu sözleri tekrarlıyordu:

“Jim, merak etme, saçlarım o kadar çabuk uzar ki…”

Sonra, birden sıçradı. Aldığı hediyeyi masanın üzerinden alıp heyecanla nişanlısına uzattı.

“Ne güzel değil mi? Saatini çıkar da bak. Bu zincir ona ne güzel yakışacak.”

Delikanlı ümitsizlikle cevap verdi:

“Sevgilim, şimdilik bunu bir kenara bırakalım. Çünkü sana bu tarağı alabilmek için saatimi sattım.”




Bu Konu İçin barbie_girl İsimli Üyeye Teşekkür Edenler
Betty_Boop (07-25-09), yıldız dayı (08-15-09)
  #2 (permalink)  
Alt 10-15-08, 16:13
Forumdan Uzaklaştırıldı
 
Mesajlar: 2.604
Konular: 116
çok hoş olmuş yhaa gerçktn saol cnm

  #3 (permalink)  
Alt 07-25-09, 13:37
Betty_Boop - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Aktif Üye
 
Mesajlar: 61
Konular: 8
çokk güzel..paylsmm icn saoll

  #4 (permalink)  
Alt 07-30-09, 15:05
⌠. Aиt!в!0t!q .⌡ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kusur buLmak istiчorsaη Git `aчnaLar seηiηdir ..
 
Mesajlar: 6.971
Konular: 878
ayyy :/ çoK etkiLeyici üzüLdüm 2sineDe yaaa :/

  #5 (permalink)  
Alt 08-15-09, 18:08
yıldız dayı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ben Yeniyim Galiba
 
Mesajlar: 45
Konular: 1
paylaşım için teşekkürler güzel bir hikaye

  #6 (permalink)  
Alt 08-15-09, 18:18
Ah Mine-l Aşk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Eskiler "Ah mine’l-Aşk" yani "Ah aşkın elinden!…" demişler. Galiba biz de "Ah Bine’l-Aşk" yani "Ah aşka ulaşmak!…" demeliyiz..
 
Yaş: 19
Mesajlar: 6.449
Konular: 1070
Çok güzel ve bi hayli etkileyici bi hikaye paylaşım için tşkrler..

Cevapla


Etiketler
durumda , iki , sevgili , siz , yapardiniz


Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:18 .